Hayat bazen o kadar karmaşık oluyor ki, mesela sabah kahvaltısında bir çözüm bulmamız gerekiyor: “Keten tohumu öğütülmeden mi yenmeli, yoksa öğütülmeli mi?” İşte bu soruyla ilgili tam bir kriz yaşıyoruz! Tıpkı bir aşk ilişkisi gibi, bir yanda strateji ve pratik çözümler isteyen erkekler, diğer yanda kalp ve hisler üzerine düşünen kadınlar… Fakat bu kez, başrolde keten tohumu var. Evet, sevgili keten tohumu! Bu minik tohum, sağlıklı yaşamın yıldızı olma yolunda karşımıza çıkıyor. Ama acaba onu olduğu gibi mi yemeliyiz, yoksa onu küçük parçalara ayırmalı mıyız? Hadi gelin, bu konuyu biraz mizahi bir şekilde ele alalım. Keten Tohumu: Öğütülmeden Mi, Öğütülerek…
4 YorumEtiket: mi
“Hapsetmek mi, Hapsetmek mi?”: Kelimelerin Parmaklıkları Arasında Bir kelimenin içinde bazen bir toplumun korkusu, bazen vicdanı, bazen de umudu gizlidir. “Hapsetmek” böyle bir kelime. Basit gibi görünür: birini bir yere kapatmak. Ama biraz kazıyınca, anlamın altında insanlık, adalet, özgürlük, güç ve sorumluluk yatar. Bugün “hapsetmek mi, hapsetmek mi?” diye sormak; aslında “hapsetmek zorunda mıyız, yoksa başka bir yol var mı?” demektir. “Hapsetmek”in Kökeni: Kapının Kilidinden Kelimenin Kalbine Türkçedeki “hapsetmek”, Arapça ḥabs (حبس) kökünden gelir, “alıkoymak, engellemek, tutmak” anlamındadır. Eski belgelerde “habsetmek” biçimiyle de geçer. Osmanlı döneminde “habs” yalnızca fiziksel tutukluluk anlamına gelmezdi; bazen “duygusal bastırma”, bazen “kendini tutma” anlamı da…
2 Yorum